Kızılviran Fayı’nın jeolojik ve morfolojik özellikleri ışığında 8 Kasım 2021 Kızılören (Meram-Konya) Depremi (Mw 5,1) kaynak fayına ilişkin değerlendirmeler
Dergi
Sayı 3 / Haziran 2023
Yazarlar:
Hasan ELMACI,
Adil DOĞAN,
Selim ÖZALP,
Senem TEKİN,
Hasret Ozan AVCI
Anahtar Kelimeler:
Kızılviran Fayı, Aktif Tektonik, Jeomorfometrik İndisler, Depremsellik, Orta Anadolu
Özet:
8 Kasım 2021 tarihinde Konya ili Meram ilçesinin yaklaşık 30 km batısında yer alan Kızılören’de,
Mw 5,1 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiştir. Sismoloji merkezlerinden alınan hızlı odak
mekanizma çözümlerine göre kaynak fayın eğim atımlı normal karakterde olduğu anlaşılmaktadır.
Arazi çalışmaları sonucunda, Kızılören Mahallesi yerleşim alanı içinden geçen ve toplam
uzunluğu yaklaşık 9 km’yi bulan, K40°D genel doğrultulu 70°-80° KB’ya eğimli bir çizgisellik
haritalanmıştır. Bölgede yüzlek veren Miyosen-Pliyosen yaş aralığındaki karasal kırıntılılar ve
gölsel karbonatların ilksel konumlarını kaybederek deformasyona uğramaları, neotektonik
dönemin genişleme rejimi ürünü olan volkanik kayaçların varlığı ve Kuvaterner yaşlı alüvyon
yelpazelerinin askıda bırakılmış olmaları söz konusu çizgiselliğin aktivitesine ilişkin önemli
saha bulgularıdır. Ayrıca Kızılören Mahallesi (Kızılviran) yerleşim alanı içerisinde söz konusu
fay boyunca hidrotermal alterasyonlar gözlenmiştir. Sahada yapılan bu gözlemler neticesinde
Kızılviran Fayı’nın aktif olduğu ve son depreme kaynaklık etmiş olabileceği değerlendirilmiştir.
Jeolojik ve yapısal unsurlar dikkate alındığında Kızılviran Fayı’nın Kuvaterner döneminde
yüzey yırtılmasıyla sonuçlanmış çok sayıda deprem ürettiği gözlenmektedir. Fay uzunluğu ve
karakteri dikkate alındığında, görgül bağıntılara göre, Mw 6,1 büyüklüğüne ulaşabilecek deprem
üretme potansiyeline sahip olduğu söylenebilmektedir. Bölgesel anlamda deprem tehlikesinin
belirlenmesine yönelik çalışmalara altlık oluşturması için, Kızılviran Fayı’nın Holosen dönemi
deprem aktivitesi, deprem tekrarlanma aralığı, son depremden günümüze geçen süre gibi
parametrelerinin belirlenmesi amacıyla paleosismoloji çalışmalarının yapılması önerilmektedir.